Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Archive for Mayıs 2011

ntvmsnbc.com'un  Yeşil Heber, Çevre Haberleri sayfası

ntvmsnbc.com'un Yeşil Heber, Çevre Haberleri sayfası

NTV , “Yeşil Ekran”  kuşağıyla doğaya farklı bir gözle bakan yayınlar yapıyor. “Yeşil Ekran” kuşağı bildiğim kadarıyla 2-3 yıldır devam ediyor.  Doğa’nın tahribine dikkat çeken yayın kuşağıyla izleyicilerin takdirini topluyor.

Doğaya ve insanlara saygılı bir kanal, keşke diğer kanallardan böyle yayınlar yapsa diyoruz. NTV doğayı seven  bir kanal olarak düşünüyoruz. Gümbür gümbür yayın yapıyorlar. Şuanlar doğayı böyle mahvetti biz de doğacı,  sorumlu televizyoncu olarak  haber yaptık. Aziz Nesin Türkiyesi 🙂

NTV, sen bir meleksin(misin?)

Doğuş yayın grubu’nun son zamanlardaki çevreci yayınları çok dikkatimi çekmeye başladı.  Kamuoyunu da etkilemeye başladılar. Doğayı korumak, çevreyi korumak ve yenilenebilir enerjiler çok güzel kelimeler.

Ama işin aslı her zaman ki gibi doğayı korumak  ve dolayısıyla toplumu korumak değil, asıl olan mevzu her zaman ki gibi para para  ve paradır.

(daha&helliip;)

Reklamlar

Read Full Post »

Enerji Kaynakları

Enerji Kaynakları

Bu günlerde “Nükleer Karşıtı” sloganları her yerde görüyorum. Üniversitede, caddelerde, TVde, sosyal ağlarda, vs… Hükümet’in Ruslarla imzaladığı anlaşmayla Nükleer enerji nihayet Türkiye’nin gündemine girdi. Kamuoyunun genelinde Nükleer enerji aleyhine bir hava oluşmasına rağmen Hükümet; yaklaşan seçimlerde oy kaybetme ihtimaline rağmen, kararlı adımlarla Türkiye’nin karbon bazlı enerji bağımlılığından kurtulmasını istiyor. Bu yönüyle AKP Parti hükumetini destekliyorum. Ara sıra iyi işler de yapıyorlar. Doğruya doğru, yanlışa yanlış demek lazım.

Nükleer enerjiye neden ihtiyaç duyuyoruz? Neden yenilenebilir enerjileri kullanmak varken Nükleer enerji’den Dünya vazgeçemiyor? Nükleer enerji, Greenpeace gibi sözde çevreci örgütlerin insanların bilinç altına zorla sokmaya çalıştığı gibi bir “atom bombası” kadar tehlikeli midir? Öncelikle bu sorulara cevap aramalıyız. Bilgi sahibi olmadan, fikir sahibi olamayız.

(daha&helliip;)

Read Full Post »

Ubuntu 11.04 (Natty Narwhal)

Ubuntu 11.04 (Natty Narwhal)

Beklenen Ubuntu 11.04’ü, ben çok beğendim.  Özellikle  Unity ile gelen yeni tarz kullanıcı dostu bir anlayışı kullanıcılarla buluşturuyor. MAC OSX’in masaüstü yöneticisinin iyi yanlarını Unity ile Ubuntu’ya taşımışlar. (daha&helliip;)

Read Full Post »

11 Eylül 2011

İkiz Kule Saldırıları

Sabah saatlerinde fakülte kantininde, haberini aldığım olay beni nedense hiç şaşırtmadı. Bu haber şuydu: ” Ya Osama Bin Laden öldürülmüş.” Diğer bir arkadaş ise şunu söyler ” Öyle biri var mıydı ki öldürülmüş!”

Öğrencilik ve biraz hastalik hâli vasıl olduğu için gece haberlerine yetişebildim. Yabancı TV’lere ve blogların Laden ölümünü konu alan haberlerini okudum.   Bin Laden nedeni ile Dünya’nın anasını ağlatan Amerika politikası artık ne yönde  değişecek? Aslında en önemli soru budur. Yine birilerin anasını ağlayacak ama bunun “konsepti ne olacak?” sorusu çok daha önemli hale gelmiştir.

Showman Obama yine şovunu yapıyor. Laden öldü. Tüm Amerikan Halkı, başkanını bekliyor ve show time başlıyor 🙂

” Good evening.  Tonight, I can report to the American people and to the world that the United States has conducted an operation that killed Osama bin Laden, the leader of al Qaeda, and a terrorist who’s responsible for the murder of thousands of innocent men, women, and children.

Yukarıdaki metnin özetle Türkçesi şu: Amerikan halkına ve Dünya’ya şunu diyebilir ki  El Kaide örgütü lideri, binlerce insanın katili ve terörist Osama bin Laden; ABD’nin gerçekleştirdiği bir operasyonda öldürülmüştür.

Aşağıda paylaştığım video bu konuşmayla başlıyor. Aşağıdaki videoyu izleyin lütfen. Özellikle görsel açıdan verdiği mesajlara dikkat edin.

Obama’nın konuşmasını izlerken şunu yine tekrar hatırladım. Dünya’da show ve komuoyu çalışmalarını en iyi yapan ulus Amerikalılar’dır. Bunu en son yaşanan Wikileaks olayında görmüştük. Her türlü iletişim çalışmalarında Amerikalılar açık ara önde. Bu algı bende yapıtıkları işleri görüp ayrıntılarına dikkat ettikçe daha çok kuvvetleniyor.

(daha&helliip;)

Read Full Post »

Merhabalar,
“Evleniyoruz ama Evlenemiyoruz” gibi nakaratlı, anlamsal bütünlükten yoksun Konut reklâmlarını çok görür olduk. Hatta son günlerde kalitesi yerlerde sürünen reklâmları görünce “Türkiye’de reklâmcılık sektörü var mı?” diyorum kendimce.

Çok iyi işler çıkaran ajanslar var elbette ki. Çok yaratıcı reklâmları görüyoruz. Ama önemli olan sektörün genelinin yaptığı işlerin kalitesinin belli bir seviyede olmasıdır.

Son zamanlarda beğenerek izlediğim reklâmlar şunlar:

DAP BURGU KULE from MADEINBRAIN on Vimeo.

Kalite erozyonu yaşanan konut reklâmlarında, Ajans  SGSM ve  yapımcı MADEINBRAIN  “Burgu Kule” reklâmı gayet başarılı çalışmadır.

AVEA – MVNO Ressam Filmi from Taxi Filmworks on Vimeo.

Anadolu Hayat Emeklilik – Yakışıklı from Taxi Filmworks on Vimeo.

Bir reklam neden kötüdür? Kötünün tanımı nedir ? İyi reklâm iyi yapan nedenler nedir? Bunlardan da bahsetmek gerekir.

Öncelikle reklâm bir mesajdır. Her mesajın amacı da amacı doğrultusunda işlevsel fayda sağlamasıdır.  Tabi ki bu fayda mesaj üreticisinin istediği faydadır. Başka bir değişle reklâmlar, hedef kitlenin üzerinden istendik davranış yaratma  çabasıdır.

Reklâmların  hedef kitle üzerinde etkili olması için bazı koşulları vardır. Bu koşullar ise  temel iletişim teorileri ile aynıdır. Kabaca, mesajınız (video reklâm, afiş, duyuru, vs.) kendi içinde tutarlı olması gerekiyor. Bir başka koşul ise bütüncül olmasıdır. Mesajın tüm öğelerinin, bütünün verdiği mesajla ayrılmamıs olması gerekmektedir. Bütüncül olmak ve tutarlı olmak bu acıdan birbirini kapsayan kavramlardır. Mesajınız her şeyden önce dikkat çekici olması gerekir.  Mesajınızın amacına ulaşması için öncelik mesajın hedef kitleye ulaşması gerekir. Dikkat çekme sürecinde, yaratıcı içerik çok önemlidir. Özetle mesajınız anlamsal açıdan bütüncül, tutarlı ve yaratıcı olmalıdır.

Yukarıda anlattıklarımın ayrıntılarıyla anlatılan kitapları okumak gerekir. Temel anlamda iknanın nasıl gerçekleştiğinin anlammız kolaylaşacaktır.

Bitirirken  yukarıda paylaştığım başarılı reklâmları görmek beni çok mutlu ediyor. Yurtdışında yapılan işleri takip etmeye çalışıyorum. Genel olarak izlenimim, Türkiye’de yapılan işlerin kalitesinin çok düşük olduğudur. Hatta çoğu reklâm içeriği çalınmış olduğunu biliyoruz.  Tüm bunları bir kenara koyalım. O zaman şu sonuca mı ulaşırız?  Biz millet olarak yaratıcı değiliz ya da genel anlamda iletişim sektörü  Türkiye’de abartıldığı kadar gelişmiş değil. Hatta bana sorarsanız yok gibi. Amerikan iletişim sektörünün 100 yıl gerisinde olduğumuzu düşünüyorum. Bu gerçeği kabullenmeli ve artık ayaklarımızı yere basmalıyız. Yeterince uçtuk çünkü.

Read Full Post »

%d blogcu bunu beğendi: