Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Archive for Haziran 2011

Kaos

Kaos

Yönetimde klasik yaklaşımların artık günümüz dünyasında bir karşılığı olmadığı hep tartışılmıştır. Pozitivist klasik bilim anlayışının egemen olduğu yönetim anlayışlarının yerine artık Post-Modern yönetim yaklaşımları almıştır. Bulardan biri de Kuantum fiziği ile gelen Kaos kuramıdır.

Kaos yaklaşımı, fiziki meteoroloji, akışkanlar dinamiği, popülasyon ekolojisi, astronomi, matematik ve kimya gibi alanlardaki araştırma ve gelişmelerin sonucu ortaya çıkmıştır.

Kaos konusunun anlaşılmasında çok tekrarlanan örnek “Kelebek Etkisi” olarak adlandırılan durumdur. Bu örnek M.I.T’de meteoroloji profesörü olan Edward Lorenz’in 1960 yılındaki çalışmasına dayanmaktadır. Kurduğu modeli ile bilgisayarında hava tahmini yapmaya çalışan Lorenz, modelin ürettiği sonuçları virgülden sonra üç haneye kadar yürütüp yuvarlaklaştırıyor. .506127 olan rakamı .506 olarak kabul ederek çalışmasını sürdürüyordu. Oysa bilgisayar rakamı tam olarak hafızasında koruyup takip eden işletmelerde bu tam rakamı kullanıyordu. Normal olarak bu kadar küçük bir farkın sonucu etkilememesi bekleniyordu. Oysa beklediğinin tam tersi oluyor ve beklediğinden çok farklı sonuçlar ortaya çıkıyordu. İşte bu durum, yani bir olayın başlangıcında ihmal edilebilir sayılan çok küçük bir fark, çok farklı ve büyük sonuçlara ulaştırıyordu.

Çin’deki bir kelebeğin kanat çırpması, Dünya’nın başka bir yerinde kasırgaya neden olabilir. Pozitif bilimin tümden gelimsel veya tümevarımsal yönteminin ne kadar hatalı bir yol olduğunu bu kuram bize göstermiştir. Bir olayın nedenini bir kaç etkenle açıklamanın artık geçerli bir yol olmadığı ortadır.

Bir başka nokta ise özellikle sosyal bilimlerin, karmaşıklığa daha açık olmasıdır. Çünkü konu olan insan davranışları çok karmaşıktır. İnsan robot değildir. Davranışları kestirilemez. Bu nenden sosyal bilimlerden doğan işletme yönetiminde de karmaşıklık söz konusudur. Geleneksel pozitivist yaklaşım yönetim konularını açıklamada yetersiz kalmıştır. Bu nedenle kuantum fiziği ile gelen Kaos yaklaşımı yönetim bilimine farklı açılardan bakmamıza neden olmuştur.

(daha&helliip;)

Read Full Post »

Hitler Almanyası 1930'lar

Hitler Almanyası 1930'lar

Bütünlük, iletişimin etki oluşturması için gerekli bir unsurdur. Tüm ileti unsurları kendi içinde bütünlük oluşturması gerekir. Eğer bütünlük kaybolursa, mesaj alıcı üzerinde etki sağlamaz. Bu nedenle iletiler tasarlanırken bütünlüğü bozucu öğelerin temizlenmesi ve diğer unsurların bütüne uydurulması gerekir.

İletişim öğeleri tasarlanırken ve üretilirken, iletilerin genel mesaj ile örtüşmeyen başka bir mesaj verilmemelidir.

Hitler Almanya’sında sözsüz iletişim, etki sağlamak için kullanılmıştır. Siyasi propagandanın “Selam Hitler” selamlaması o kadar etkili olmuştur ki Alman halkı, yıkım ve acı getirmekten başka bir faydası olamayan Nazileri, sonuna kadar desteklemesine neden olmuştur.

Siyasi liderler, kitleleri etkilemek için her unsuru kullanmaları gerekir. Hedef kitleniz 40 milyon küsür olunca bazı ileti türlerinin bu kitle ile iletişimi kurmak için yetersiz olduğunu görüyoruz. Öncelikle yazı ile kitleleri ikna etmek imkansız bir yoldur. Ya da tek başına söylemlerde pek işe yaramıyor. Çünkü liderlerin seslendiği kitle 40 milyon kişidir. Yollanılan iletiler, hedefe ulaşırken etkisini kaybeder. Bu devasa sayıdaki alıcıyle doğru iletişim kurmak çok zor olsa gerek. (daha&helliip;)

Read Full Post »

Çekimler

Çekimler - Mayıs 2011

Bu dönem, ” Çokortamlı İletişim” dersi için bir final projesi yaptık.  Proje bir etkileşimli video yapımıydı. Çokortamlı İletişim dersi; Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi, İletişim Bölümü  son sınıf dersidir. Bu ders oldukça zordur ve sırt üstü yatarak geçilebilecek bir ders değildir. En azından bu dersi geçen biri olarak bunu garanti edebilirim.

Her yıl dersin hocası olan Prof. Dr. Ali Şimsek tarafından bir konu seçiliyor. Bu yılki konu ise “Eskişehir’in Kültürel Renkleri”. Kültürel renkten kastedilen ise Eskişehire ülke dışından göç eden  topluluklar veya yabancı etnik unsurlardı.

Eskişehir aslında göçmen şehridir. Eskişehir’e ilk geldiğinizde bunu kolaylıkla fark edebilirsiniz. Çekik gözlü insanlar ve Rizelilere benzer insanları görebilirsiniz.

Eskişehir’e ilk geldiğim yıllarda, çarşı durağında bir bankta oturmuştum. Sanırım simit yiyordum. Yanıma bir bayanla bir adam oturmuştu. Admın yaşı bir hayli fazlaydı. Sanırım 60 yaşındaydı. İlk dikkatimi çeken kocaman burnu ve masmavi gözleriydi. Amca klasik Rizelilere veya Artvinlilere çok benziyordu. Rizeli olması muhtemeldi ve merak ettim Rizeli mi diye…  Beni böyle bazen anlamsız bir merak tutar. Münasip bir dille sohbet etmeye başladık. Hemen farkettim ki Amca Rizeli değil, sonra sordum: ” Amaca sen nerelisin?”, cevabı ise “Arnavutum” oldu. İlk defa kanlı canlı bir Arnavut görmüştüm. Rizelilere çok benziyorlar.  Sonra şaşırdığımı ona  söyledim.  Amca, bana şunu söyledi: “Sen ilk değilsin, çoğunlukla Arnavutları pek bilmeyenler, beni hep Rizelilere benzetmiştir.” (daha&helliip;)

Read Full Post »

Bazı geceler sıklıkla oynadığım bir oyunu bloğumda paylaşmak isterim.  Oyunun ismi Urban Teror ve bir FPS oyunudur. FPS’nin açılımı bilindiği üzere ” First Person Shooter”dır. Önce vuran oyunu kazanır. Bu oyun türünün en ünlü temsilcileri; Quake,  Doom, Unreal Tournament, Half-Life ve Counter Strike ve adını sayamadığım bir düzine oyun. Bu oyunların en güzel yanı ise fazla zamanınızı almamasıdır. en azından benim için.  Oyuna girersiniz bir sunucuya bağlanırsınız ve sonra rakiplerinize mermi yağdırmaya başlarsınız.  Kural çok basit ilk vuran kazanır. Basit olmasına rağmen çok eğlencelidir de.

Urban Teror 4.1 sürümü, yaklaşık 3 yıldır tüm Dünya’da oynanmaktadır. Yeni sürümün çıkması bir kaç kez ertelenmiştir. Quake 3 motorunu kullanan oyun, Açık Kodlu bir oyundur. Gönüllülerin katkısıyla oyun geliştiriliyor. Bu nedenle yeni sürümün ne zaman çıkacağını kestirebilmek zor. Şuan tek bildiğim resmi sitesinden alınan bilgilere göre,  yeni sürümün test edildiğidir.  Yeni sürüm ile ilgili görsel paylaşımları resmi sitesinde görebilirsiniz.

Türkiye’den 1mb’lık bir hatla bu oyunu rahatlıkla oynayabilirsiniz. Türk sunucular çok hızlı, bunu belirtmek isterim. Türkiye’de yer alan  sunucular doğal olarak hızlıdırlar.  Türkiye’deki sunucuların bir Internet kafe ağından aşağı kalır bir yanı yok. Ama yabancı sunucuların bazıları yavaş. Özellikle Güney Amerika gibi uzak yerlerde bulunun sunucular, doğal olarak yavaş oluyor. Türkiye’deki sunucular 30 ping, yurt dışındaki sunucular ise 60-120 ping bandından seyrediyor.  70 pinglik bir sunucu, oynamak için yeterlidir.  Eğer sorunsuz bir oyun oynamak istiyorsanız  50–70 pingli sunucuları tercih etmelisiniz.

Urban Teror en sevdiğim özelliği ise tonla yama kurmadan, oyunu oynayabiliyorsunuz. Oyunu indiriyorsunuz ve hemen oynamaya başlıyorsunuz ve tüm sunuculara hatasız giriyorsunuz.

Bir gece kayıt ettiğim oyun videosunu paylaşmak isterim:

Urban Teror 4.1; MAC OSX, Windows NT/XP/Vista/7′ ve Linux’da oynayabiliyorsunuz. İndirme sayfasına aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

Bu arada bu mini kurguyu Kdenlive programı ile yaptım. 5-6 yıl öncesine kadar bu tür video kurgu programlarının Linux’da çalıştığını görmek bir hayâldi.

http://www.urbanterror.info/docs/110-current-version/

Read Full Post »

Merhabalar,

Ubuntu 11.04 ile gelen LibreOffice  Ofis yazılımı olarak kullanılıyor. Openoffice’den Libreoffice geçerken Türkçe yazım desteğinde sorunlar vardı. Artık zemberek Türkçe dil desteği,  Libreoffice için hazırlanmış. Şuan için Zemberek’i Libreoffice’te kullanabilirsiniz.

Öncelikle Zembrek’i kuralım:

Terminal’i açalım,

$sudo apt-get install libzemberek-java   libzemberek-tr-java

Sonrasında Zembrek’in Libreoffice ile bağlantısını sağlayan libreoffice-zemberek yazılımı kuracağız.

Hemen söyleyeyim bu paket kararlı sürüm değildir !

http://ftp.br.debian.org/debian/pool/main/z/zemberek-ooo/libreoffice-zemberek_1.0~rc2-10.2_all.deb

Bunu indirin ve yazılım yöneticisi ile sisteminize kurun. Sonrasında Libreoffice de  Tükçe dil desteği sağlayan Zemberek’in çalıştığını göreceksiniz.

Read Full Post »

%d blogcu bunu beğendi: