Feeds:
Yazılar
Yorumlar

HOT BIRD

Selamlar,
Geçenlerde  yeni bir çanak anten aldım. Boş zamanımda ayarlamaya çalıştım. Bir kaç denemeden sonra Türksat dışında  izlenebilecek bir uydu buldum. Özellikle BBC, Russian Today ve  Bloomberg Europe ve Polonya Müzik kanalı olan 4fun.tv gibi güzel kanalların olduğu Hot Bird uydusunda karar kıldım. Tabi çanağı ayarlarken canım çıktı.  Uydu yayınlarından anlamayanlar için çanak kurulumu ve özellikle de bilmediğiniz uyduları bulmak çok zor. Pek güncel bilgi de yok ortalıkta. Özellikle hali hazırda bulmak istediğiniz uyduda  yayında olan bir kanalın frekans ayarını bilmeniz ve arama yaparken cihazınıza girmelisiniz.  Çanağı sala sola sallarken sinyali yalkalamanız mümkün hale gelir. Aksi halde sabaha kadar arasanız bile bulamazsınız.

Hot Bird uydusunu siz de izlemek istiyoranız muhtemelen google’da  arama yaptığınız  ve aramalar sonucunda bu bloğa gelmiş olabilirsiniz. Bu nedenle işinizi kolaylaştıracak birkaç pratik bilgi  verelim.

Öncelikle LBN’nizi 2-3 derece(lnb üzerindeki derece işaretlerine bakın!) sağa çevirmelisiniz.  LNB yön olarak sıfırlandığında Turksat sorun olmaz. Ama Hot Bird’den çok hafif sağa çevirmelisiniz. Siz çanağın arkasındayken – yani yüzünüz güney batıya bakerken – çok hafif sağa çevireceksiniz. Okumaya Devam »

Reklamlar

Hedef kitleye göre websitenin özelleştirilmesi

 Türkiye’deki Internet ortalama erişim hızı, Türk kullanıcıların ne kadar büyük boyut kaplayan websitelerine tahammül edebileceğini etkileyen ana unsurdur. Türkiye’de genellikle Internet hızı Dünya ortalamasının altında olduğu için öncelikli sorunu oluşturmaktadır. Bu nedenle ki bir websitenin kullanıcılar tarafından akıcı ve hızlı bir şekilde gezilebilmesi için makul boyutlarda yer kaplaması gerekir. Bu makul boyut sorusunu nasıl cevaplayabiliriz?

Türkiye’de ortalama Internet hızı 6.05 Mbps’dir.  Unutmayalım ki bu ortalama bir hızdır. Bu nedenle hedef kitlemizi websitemizin istatistik verilerine bakıp kendi en iyi değerimizi oluşturmalıyız. Bazen ortalamanın altı veya üstü bir değer belirleyebiliriz.

Unutmamak gerekir ki hiçbir Internet kullanıcısı beklemeyi sevmez. Bu nedenle websitenizi olabildiğince küçük boyutlu tutmaya çalışmalısınız. Eğer bir websitesinin sayfaları ne kadar küçük olursa bir o kadar hızlı görüntüleme elde edilir.  Websitelerim istatiskliklerini incelerseniz insanların bir websitesini 1 ile 3 dakika aralığında ziyaret ettiğini görebilirsiniz. Tabi ki bu rakamlar hedef kitlenize göre değişiklik gösterebilir. Mesala ergenlere yönelik bir websitesinde bu rakam 45 saniyelere düşebilirken, araştırma ve proje geliştirme websitelerinde bu rakam 7-14 dakikaları bulabilir. Satış ve pazarlama içerikli websiteler ise tabi olarak fazla zaman harcanması muhtemel siteler değildir. Öncelikle kullanıcıların bu kadar çok zaman harcaması kendi çıkarları açısından normal değildir. Hedef kitlenizi özelleştirin ve birim zaman için sunabileceğiniz en fazla içeriği sunmaya çalışın. Kurumsal websitenizi ziyaret ederken bu gözle eleştirel bir şekilde bakmalısınız. Gereken düzeltmelerin ve geliştirmelerin yapılmasını sağlamalısınız.

Okumaya Devam »

 Website İstatistiklerinin Elde Edilmesi ve Analiz Edilmesi

Google Analytics

Google Analytics

Genel olarak websitelerinin eniyilenmesi konusunu  pek bilinmeyen ve gereken önem verilmeyen bir konudur. Bu nedenle bir websitenin neden eniyilemesi yapılması gerektiğinden bahsedilmesi gerekiyor.

Genel bir gruplama yaparsak websitelerinin üç tür hedef kitlesi vardır. Birinci grubu insanlar  yani müşteriler oluşturur. İkinci grubu, işletim sistemleri ve web tarayıcıları oluşturur. Üçüncü grubu ise arama motorları oluşturur. Bu üç grupta çok önemlidir.

Websitelerinin istatislikleri hedef kitle analizi için mükemmel veriler elde etmemize olanak verir. Bu istatislik bilgiler; ziyaretçi sayısı, ziyaret edilen sayfa sayısı, yönlendirilmiş trafikle gelen ziyaretçilerin bilgilerinin ve diğer pek çok bilgiyi içerir. Yazının devam edilen bölümlerinden ayrıntılarıyla bahsedilecektir. Okumaya Devam »

Türksat 2A ve 3A’nın Tüm Transporter Listesini elde etmek, çoğu kişi için meşakkatli bir iştir. Türksat uydularındaki tüm transporterlarin burada paylaşıyorum. Bu transporterların hepsini kullanarak kanal ararsanız neredeyse tüm yayınları yakalayabilirsiniz.

Ubuntu 12.04 üzerinde çalışan Kaffeine

Ubuntu 12.04 üzerinde çalışan Kaffeine

PC’de  Kaffeine kullanıyorsanız “/home/kullanıcı_dizini/.kde/share/apps/kaffeine/scanfile.dvb” dosyasına açın ve “[dvb-s/Turksat-42.0E]” satırının hemen altına yapıştırın. Tabi ki var olanları sileceksiniz. Bu şekilde transporter listesini güncellemiş olacaksınız. Bu işlemi yaparken Kaffeine’yi kapalı olsun.  Ve sonrasında  Kaffeine’yi açın, kanalları aramaya başlayın.

Okumaya Devam »

Su ve Petrol

Eskiden muslıktan su içilirdi

Eskiden musluktan su içilirdi

Çocukluğumda suyu şişeleyip  satacak büyük şirketler olacak deseydiler inanmazdım.  O zamanlar, şehirlerde akan tüm musluklardaki suyu kana kana içerdik. Musluk eşittir içme suyu demekti o zamanlar. 80’ler ve 90’ların başında durum aynen böyleydi. Tabi ki o zaman suyun şişelenip satılması düşüncesi çok saçma olurdu. Çünkü buna ihtiyaç yoktu.

Entellerin değişiyle su artık ticari bir meta haline geldi. İçilebilecek bir suya ulaşmak için para vermeniz gerekiyor. Parayı ise suyun kendisi içi vermeniz gerekiyor. Şebeke giderleri için değil, özellikle buna dikkatinizi çekmek isterim.

Artık geleceğe dair yazılmış strateji kitaplarında su savaşlarından bahsediliyor. Su o kadar önemli olacakmış ki bu nedenle savaşlar yapılacakmış. Geçmişte Anadolu kırsalında yoklukla mücadele eden Türk köylüsü gibi insanlar su için birbirinin kanını dökecekmiş.

Bu görüşte mantıklı bir şeyler var. Çok fazla uçuk bir fikir değil aslında. Suyu insan hayatı için önemimden tabi ki bahsetmeye gerek yoktur.  Su hayati bir konudur.  Soluduğumuz hava da öyledir. Bir eşdeğeri yoktur. Suyun yerine başka bir şeyi ikame edemeyiz. Ve en önemlisi suyu devamlı bir şekilde  büyük miktarlarda tüketiriz. İçmek, temizlenmek, gıda ve mal üretmek, hatta rahatlamak(yüzmek, yada su sesini dinlemek gibi) için  suyu kullanmak zorundayız.

Çok güçlü su ihtiyacından dolayı insanlar bu sebeple çıkardıkları savaşlarda muhtemelen oluk oluk kan akıtacaktır. Çünkü mecburdur. Eğer suyu elde edemez ise ölecektir. Öyle bir durumda Uluslararası Savaş sözleşmesine herhalde kimse kulak asmayacaktır.

Birleşmiş Milletlerin 22 Mart Dünya Su günü kampanya videosu

Birleşmiş Milletler suyun önemini ve doğru kullanımı hakkında dönem dönem kampanyalar yapmaktadır. Genel olarak suyun insanlar için ne kadar önemli olduğunu ve su kaynaklarını güvenliğinin sağlanmasına yönelik girişimlerde bulunmaktadır. Okumaya Devam »

Bankalar neden vardır?

Girişimciliği destekliyoruz temalı reklâmları her izleyişimde hadi oradan diyorum. Bir projem var darphane gibi para basacak diye gidin herhangi bankaya, yüzünüze bakan bile çıkmaz. Bizim bankalar en zenginlere hizmet verir.  Krediler zenginler arasın dolaşır. Çok parası olmayanı da soyarlar.

Projeye, fikre veya geliştirilmiş bir ürünün potansiyeline bakmaya tenezzül eden bir banka şayet var ise  beni de haberdar edin. Bildiğim kadarıyla böyle bir banka Türkiye’de yok.

Neden olsun ki ?

Faiş işlem ücretleri, dosya masrafları, kredi sigortaları ve kredi kartları komisyon ücretleri ile hiç riske girmeden bedavadan para kazanmak var iken neden bir girişimciye kredi verilip riske girilsin ki.

İnsanlar neden merkez bankasında kredi çekmezler de bir bankaya ihtiyaç duyarlar? Zira girişimciye özel bankalar doğru dürüst kredi vermiyor.  Eğer işlevleri bu ise (ekomonistler böyle anlatır ballandıra ballandıra, komisyon ve işlem masraflarından hiç bahsetmezler) yerine getiremiyorlar.

Bırakın bu girişimciye destek veriyoruz hikayelerini, Allâh aşkına. Türkiye bilmem ama Bankaların büyüdüğü kesin. Alt sınıf ve orta sınıf bankalara çalışıyor. Krizlerde bile kâr üzerine kâr yaptılar. Zeitgeist  hareketinde bankalar ve para dolaşımı hakkında söylenenler düşündükçe  bankaların işlevlerinin ne olduğu apaçık ortada. Sistemin kendisi aslında bankalar. Bu nedenle bankalara kimse söz geçiremiyor.

Üst Beyin ve Alt Beyin

Beyin ve Sinir Sistemi

Beyin ve Sinir Sistemi

Öncelikle şunu belirtmek isterim ki sosyoloji, felsefe ve psikolojiden nefret ediyorum. Eğer birileri bu konular hakkında konuşmaya kalkarsa, yıllarca dinlemek zorunda kaldığım ve sevmediğim bir müziği duymuş gibi oluyorum. Kendimi kötü hissediyor ve hemen ortamı değiştiriyorum. Beni bu denli bu konulardan soğutan ise her defasında takılmış bir plak gibi herkesin ve çoğu kaynağın kendini defalarca tekrar etmesindir. Liseden üniversiteye kadar bu konularda yeni bir şey görmedim. Akademik seviyesi en düşüğünden en yükseğine kadar olan tüm hocalar bozuk bir plak gibi hep aynı şeylerden bahsettiler.  Marx ve Freud ve diğerleri altılır durulur hep. Zamanın büyük bilim adamları ve düşünürleridirler. Elbette onlara bir laf atamam. Haddim değildir. Bunu da belirtmek isterim. Benim şikayetimin günümüz bilim adamları ve düşünürlerine. Artık yeni bir şeyler söylenmeli. Okumaya Devam »

%d blogcu bunu beğendi: